Çamlık Cad. No:1 Fatih Sultan Mehmet Camii Altı Onur market Avm Beylikdüzü/İstanbul

Fotoğrafım

 Firmamız 2008 yılında şu an bulunduğu yerde, İlgili Kamu Kurum ve Kuruluşlarından alınması gerekli tüm Lisans, Çalışma İzin Belgeleri ve Ruhsatları alarak hizmete girmiştir. 

 Bu 8 yıllık dönem içerisinde Ürün ve Hizmet kalitesinden ödün vermeden siz değerli müşterilerimize hizmet vermeye devam etmektedir.  

8 Ocak 2017 Pazar

BU KREM MUCİZE YARATIYOR.....



YÜZLERCE YILDIR RUSLAR TARAFINDAN KULLANILAN ,EKLEM AĞRILARINI DOĞAL TEDAVİ İKSİRİ
Romatizma
Kireçlenme
Eklem ağrıları
 

 

Malzemeler:
1 yemek kaşığı süzme bal 1 yemek kaşığı öğütülmüş acı hardal tohumu tozu
1 yemek kaşığı kaya tuzu yada Himalaya tuzu ince öğütülmüş
1 yemek kaşığı kabartma tozu (Karbonat)



 
Cam bir kaseye tüm malzemeyi koyun, güzel ve homojen bir karışım elde edinceye kadar iyice karıştırın içine çok az su yada sızma zeytinyağı katarak krem görüntüsü oluşana kadar karıştırmaya devam edin ve bu karışımı bir krem kabı içine aktarınız.

Kullanım şekli :
Ağrıyan bölgenize , el, bilek , dirsek, diz , ayak .....vd .krema şeklindeki bu karışımdan sürün üzerine streç film yada bir yünlü kumaş, tercihen bir eşarp ile sarın.
Ama, dolaşımı bozmaması için yeterince gevşek bıraktığınızdan emin olunuz ,
1.5 -2 saat kremi üzerinde bırakın. Daha sonra yıkayınız.

Eğer gece uyurken yapabilirseniz daha da etkili olacaktır ancak uygulama yaptığınız alanı fazla sıkmadığınızdan ve dolaşımı bozmadığınızdan emin olunuz .
Uygulama alanını sabah yıkayabilirsiniz.

Ağrılarınız geçinceye kadar aynı tedaviyi hergün tekrarlayın.
İlk uygulamadan sonra bile ağrılarınızın azaldığı ve rahatlamaya başladığınızı fark edeceksiniz .
Bu karışımdaki miktarlar küçük alanlar için örneğin parmaklar , el gibi , bir kaç tedavi için yeterlidir, uyguladıktan sonra kalanını bir kavanoz içinde buzdolabında saklayınız.

Ayrıca bu uygulamanıza destek amaçlı olarak aşağıdaki karışımı da hazırlayıp tüketirseniz eğer çok daha kısa sürede faydasını görmeye başlayacaksınız.
Ağız yolundan doğal destek için karışım formülü :
2 tatlı kaşığı Zerdaçal
1/2 çay kaşığı taneden yeni çekilmiş Karabiber
1 Tatlı kaşığı Zencefil
1 yemek kaşığı Yemeklik Hindistan cevizi yağı yada Sızma zeytinyağı içinde iyice karıştırarak her gün yerseniz inanılmaz faydasını göreceksiniz


Not : Bu karışım sizi aynı zamanda Kansere karşıda koruyacaktır ve tedavinize de yardımcı olacaktır .
Zerdaçallı karışımın yeme şeklinde kullanım süresi hakkında önemli not :
Bu karışımı 2 ay tüketip, 3 hafta ara verecek şekilde
yada
3 ay tüketip 1 ay ara verecek şekilde kullanınız .

Önemli : Bu karışımın içinde Zerdaçal olduğundan , şiddeti Demir eksikliği anemisi,
Reflu ve şiddetli Karaciğer ve Safra kanalı fonksiyon bozukluğu sorunu olanların bunu tüketmemeleri gereklidir.

Keza ; Sabah kahvaltısı esnasında ve Gece yatmadan önce , % 100 Vişne suyundan ,
1 Bardak içmeyi de mutlaka alışkanlık haline getiriniz .

Vişne suyu içerisinde ki yüksek Anthocyaninler sayesinde doğal anti-enflamatuar etki göstererek kas ve eklem dejenarasyonlarını geriye çevirebildiği , keza gut hastalığında ürik asit seviyesini düşürdüğü , kilo vermeye yardımcı olduğu , stres hormonu olan Kortizol seviyesini düşürdüğü , kalp krizlerini önlediği ,
kolesterolü düşürdüğü , kanser hücrelerinde proğramlı ölümü başlattığı , metastazı engellediği ,
Alzheimer ve Parkinson hastalarında yaşam kalitesini artırdığı , sinir hücrelerini koruduğu klinik çalışmalarla gösterilmiştir .

Yatmadan önce içilen 1 bardak % 100 Vişne suyu aynı zamanda ,Melatonin salınımını artırarak iyi ve kaliteli bir şekilde uyumanıza ve hormonal sisteminizin düzenli çalışmasına da yardımcı olacaktır.
% 100 Vişne suyu bulmanız zor olacaksa eğer , marketlerden dondurulmuş Vişne alarak bunlardan 1 bardak dolusu kadarını , Smothie blender ( yani Yüksek hızlı blender -buz kırma fonskiyonlu ) , Arçelik firmasında mevcut ) dan geçirerek suyunu evde kendiniz hazırlayabilirsiniz . Böylece içine şeker yada tatlandırıcı katılmadığından da emin olabilirsiniz.

ROMATOID ARTHRIT problemi olan kişiler için özel bilgilendirme :
1- Besin Intolerasyon testi yaptırmayı unutmayınız .. besin tahammülsüzlüğü olduğu besinleri mutlaka beslenme rejiminizden çıkartmaya özen gösteriniz.
2- İçinde GLUTEN olan BUĞDAY unundan yapılan TÜM unlu mamülleri hayatınızdan çıkarınız . Sadece Mısır ekmeği kullanmaya özen gösteriniz.
Keza Gluten içeren , arpa, çavdar ve yulaf içeren her türlü ekmek,
simit, poğaça, kek, pasta, börek, çörek, bisküvi, makarna, pizza, ketçap, salça, hazır çorbalar ve salata sosları, hazır yoğurt, rokfor peyniri, jambon, , aromalı kahve, meyan kökü ve soya sosu çikolatalı süt, mayonez, dondurma, alkollü içeceklerden: bira, cin, viski de beslenme rejiminizde bulunmaması gerekenlerden önemli olanlarıdır.

3- Probiyotik içeren besin maddelerinden tüketimine özen gösteriniz ( Ev yapımı , içinde sirke kullanılmamış Turşular ( Salatalık, Pancar, Lahana gb ) ,
keza orijinal %100 Nar ekşisi ve Boza tüketimine de özen gösteriniz.
ve Eczacınızla konuşarak Enterik kaplı Probiyotik takviyesi de alarak kullanabilirsiniz. Tiroid ile ilgili problemi olanlar , Lahana turşusu yerine salatalık yada pancar turşusunu tercih edebilirler.

4- Süt ve taze süt ürünlerinden ( taze peynir, krem peynir , süzme peynir vb ) uzak durunuz .
Süt ürünü tüketmeden yapamam diyenler içinse ; Sadece ev yapımı , %100 keçi sütünden yapılmış keçi lor peyniri , keçi yoğurdu ve eski klasik peynir (en az 6 ay dinlenmiş ) eski kaşar , gravyer peynirinden azar miktarda kullanmaya dikkat ediniz Çünkü ;taze süt ürünleri enflamasyonu artırmaktadır ve süt ürünleri tükettiğiniz sürece Romatizma ağrısı çekmeye devam edeceksiniz, bu sebeple süt ürünlerinden mümkün mertebe uzak durunuz.

5- D vitamini seviyenizi mutlaka ölçtürünüz ( 25(OH) D3 ) , eksikliği durumunda doktorunuzun size önerdiği dozda takviye alınız. Doktorunuza sorarak yanında mutlaka Magnezyum, Mena K2 vitamini ve Boron ( Günde 6-9 mg ' a kadar ) takviyesi de almayı da unutmayınız ... !!!
Özellikle Boron arthrite bağlı ağrı tedavilerinde çok önemlidir ve başlı başına tedavi etkinliği sağlamaktadır . Bu hususa özellikle dikkat ...!!!

6- Haftada 2- 3 kez , Paça çorbası ve Kemik suyuna pişmiş çorbalardan tüketmeyi unutmayınız ( içeriğinde Bağ doku ( Kollajen ) ve kök hücreler , Arthritin tedavisinde destek sağlayacaktır.
7- Deterjanlardan uzak durunuz ...Organik temizlik malzemeleri kullanmaya dikkat ediniz.
8- Haftada en az 3 gün ANANAS yemeye dikkat ediniz . Günlük ananas tüketim miktarı ortalama 3 parmağınızın kalınlığı kadardır. Daha fazla tüketmeyiniz.
Ananas bulmanız zor ise , Doktorunuzla konuşarak içeriğinde BROMELAIN ENZIMI olan , gıda takviyesini Eczaneden alıp kullanabilirsiniz.
Bromelain enzimi aynı zamanda sindirime yardımcı olurken Kanserden korunmanıza da takviye olacaktır .

9- Omega-3 desteği için özellikle Balık, Semiz otu ,Badem, Ceviz, Kuru Fasulye, Yeşil yapraklı sebze tüketimine dikkat edilmelidir . Özellikle Omega-3 yağ asidi seviyesi çok yüksek olan , Organik Keten tohumundan günde 1 yemek kaşığı Keten tohumunu döverek yada Siemens marka küçük Kahve çekme makinesinde çekerek ( bilginizin olması açısından bu kahve öğütme makinesinin fiyatı yaklaşık 90. TL'dir , 10 saniye içinde,1 -2 yemek kaşığı keten tohumunu , çörek tohumu vb. tohumları un haline getirmekte ve sindirime ve kolay yemeye uygun hale getirmektedir, dolayısıyla evinizde bulunmasında fayda var , muadili olan başka bir markayı da alabilirsiniz) un haline gelen Keten tohumunu salatanızın üzerine yada %100 keçi yoğurdunun üzerine serperek tüketebilirsiniz.
Keten tohumu her seferinde taze olarak hazırlanmalıdır çünkü çok kısa bir süre içinde okside olmaktadır dolayısıyla bir kaç günlük hazırlanması ÖNERİLMEZ !!! Keten tohumu unu , her gün taze olarak hazırlanmalı ve hemen tüketilmelidir . Haftada en az 2-3 kez Omega-3 yağ asidi yönünden zengin bu besin maddelerinden yemeye özen gösteriniz. Yukarıdakileri yapamadığınız durumlarda ise ; takviye olarak Kaliteli Balık yağı kapsüllerinden de kullanabilirsiniz. ( 3 gr kadar ) .
Ancak kan inceltici, pıhtılaşma önleyici ilaç kullanıyorsanız Balık yağı kullanımı önerilmemektedir. Bu hususa lütfen dikkat . Dolayısıyla mutlaka doktorunuza danışmayı unutmayınız ...

10- Keza BOSWELIA ekstraktı da özellikle Romatoid Arthrit tedavisinde sabah ,ve akşam 1 adet ,dozlarında pek çok bilimsel çalışmada önerilmektedir .
Doktorunuz onayladığı takdirde destek tedaviniz içine eklenebilir.

11- Yemeklerinizde , yağ olarak sadece Sızma zeytinyağı, Organik Hindistan cevizi yağı yada Keçi terayağı kullanınız, diğer tüm yağlardan ise uzak durunuz.
Şifa olsun
 ...
KAYNAK:  YEMYEŞİL AKTAR
Alternatif ve Holistik Sağlık


www.yemyesilaktarbaharat.com 
wwwyemyesilaktar.com

1 Ocak 2017 Pazar

AKCİĞER KANSERİNİ ÖNLEMEYE YARDIMCI, ISIRGAN OTU VE EBEGÜMECİ KÜRÜ KULLANABİLİRSİNİZ.



Akciğer kanserine yakalanmamaya yardımcı olarak, ısırgan otu ebegümeci karışımı;
Son yıllarda ülkemizde akciğer kanserine yakalanma oranı gittikçe artıyor. 
Çevresel ve diğer faktörler bu hastalığın yaygınlaşmasını sağlıyor. 
Fitoterapi Uzmanlarının hastalara tarifini verdiği ısırgan otu ve ebegümeci kürü bazı hastaların akciğer kanserine çare oluyor..

Uzmanlar, Akciğer kanserinin yaygınlaşmasının başlıca sebebinin çevresel faktörlerden kaynaklandığını düşünüyorlar...
Çalışma ortamında ki kötü hava koşulları, arabaların artışı sebebiyle havada ki egzoz dumanları, kirli hava kanseri tetikleyen sebeplerden bazıları. 
Son yıllarda artan sigara tüketimi de herkesin bildiği üzere Akciğer Kanserine Sebep olan etkenlerden bir tanesi... Bunun yanında akciğer kanseri bazende genetik olarak kendini göstermektedir. 
Isırgan otu ve ebegümeci ile hazırlanan kür hastalıklara şifa kaynağı oluyor, faydaları ile kullananları şaşırtıyor… 

EBEGÜMECİ: 
Doğada kendiliğinden yetişebilen, mor renkli çiçekleri olan ebegümeci’nin yaprakları faydalı bir sebze olarak yemek ve salatalarda, çiçekleri ise ilaç ve alternatif tıp karışımlarında kullanılır. 
Kurutulmuş yapraklarının aktarlarda satışı yapılmaktadır. Çayının hazır paketlerde satışı yapılmaktadır. 

ISIRGAN OTU: 
Doğada kendi kendine yetişen, kökünden yapraklarına kadar, tohumları dahi çok şifalı olan bir bitkidir. En şifalı bitkiler arasında gösterilir. 
Eski çağlardan günümüze kadar sağlık alanında çok büyük bir öneme sahiptir. İlaç sanayi ve kozmetik firmaları tarafından da sürekli kullanılır.

Ebegümeci ve ısırgan otu kürü akciğer kanserine yeni yakalanmış kişiler için oldukça etkili bir kür. 
Bu kür sayesinde hastalığı tamamen ortadan kaldırmak da mümkün.. 

Akciğer Kanseri İçin Isırgan Otu – Ebegümeci Kürü Nasıl Yapılır?

Gerekli Malzemeler; 

1 bardak klorsuz su
1 tatlı kaşığı ısırgan otu
1 tatlı kaşığı ebegümeci


Ebegümeci – Isırgan Otu Kürü Nasıl Hazırlanır?

Kürün Yapılışı: 
İlk olarak 1 bardak klorsuz suyu kaynatın. Kaynamaya başladıktan sonra 1 tatlı kaşığı ısırgan otunu ve 1 tatlı kaşığı ebegümecini kaynayan suya ilave edin. Malzemeleri ekledikten sonra 6 dakika kaynatın. 6 dakikadan sonra ocağın altını kapatın ve sıcak haldeyken süzün. 

Ebegümeci Isırgan Otu Kürü Nasıl Uygulanır?

Uygulanışı: 
Hazırladığınız bu kürü sabah ve akşam olmak üzere günde 2 defa içmelisiniz. 
Karışım ılıdıktan sonra sabah kahvaltısından 15 dakika önce ve akşam yemeğinden 2 saat sonra içilmelidir. 
Bu kürü 1 ay boyunca düzenli olarak uygulayın. 

Not:
Akciğer kanseri için uygulayacağınız bu kürü her gün taze olarak hazırlamanız gerektiğini unutmayın.

Akciğer Kanserini Önleyici, Koruyucu ve Faydalı Olan Besinler...
-  Tere
-  Isırgan Otu
-  Ebegümeci
-  Taze sıkılmış havuç suyu
-  Keçiboynuzu pekmezi 



Yemyeşil Aktar Baharat 
Beylikdüzü / İSTANBUL

Gsm: 05327757631

27 Aralık 2016 Salı

AROMATERAPİ NEDİR?



Aroma Terapi Nedir?

Aromaterapi, bitkilerden elde edilen yağlarin kullanimina dayanan doğal bir
tedavi yöntemidir. Bitkilerden elde edilen bu uçucu yağlardaki konsantre bitkisel
enerji masaj, buğu veya banyoda kullanilmaktadir. Bitkilerin kokularini
toplamak ve kullanmak insanlik kadar eski bir arzudur. Kokular insandaki
sistemi dişaridan etkiler, güzel kokulara karşi vücudumuz görmeden reaksiyon
verir.

Aromaterapik yağ adini verdiğimiz uçucu yağlarin elde edilmesi 5000 yil önceye
dayanmaktadir. 

Mezopotamya'da arkeologlar 5000 yillik distilasyon cihazi bulmuşlardir. Aromatik yağlar binlerce yillik geçmişi ile insanliğa şifa dağitan
iyileştirici özelliği olan yağlardir. 

Bu yağlar çiçeklerden, köklerden, ağaç ve meyve kabuklarindan, yapraklardan damlaciklar halinde elde edilip, bitkilere hayat ve koku veren tüm özellikleri taşirlar. İnsanoğlu, bitkinin kalbi sayilan bu yağlarin yararini binlerce yil önce keşfetti.
Aromaterapi bir yaşam biçimi olarak günümüzde yeniden önem kazanmaya
başladi. İnsanin kendini sağlikli ve zinde hissetmesini sağlayan ve kimyasal
ilaçlarin yol açtiği yan etkileri bulunmayan alternatif tedavilerin günümüzdeki
en popüler uygulamasi haline geldi.

Aromaterapi yönteminin en büyük özelliği, bedensel savunma mekanizmalarim
hizlandirarak vücudu bir bütün olarak iyileştirmesidir. Aramoterapide
kullanilan 46 yağ vardir. Bu yağlar güneş işiğindan etkilendikleri için koyu renk
şişelerde muhafaza edilirler. Yüzde yüz konsantre durumunda bulunan bitkisel
yağlar, avokado yaği, badem yaği, buğdayözü yaği. zeytin yaği, üzüm çekirdeği
yaği gibi yağlarla birlikte kullanilir. Bitkisel yağlarin cilt üzerine direkt
kullanilabilmeleri için, yoğun olduklarindan yardimci yağlarla yumuşatilmalari
gereklidir. Bu işleme dilüe etmek deriz. Yardimci olarak kullanilan yağlar tek
başina iyileştirici özelliğe sahip mineral, protein ve vitamin depolaridir.
Temel aromatik yağlarla geç yaşlanmayi, tonik ve derin temizleyicilerle komple
bir güzellik tedavisi yüze rutin olarak uygulanmalidir. Her mamul her türlü cilt,
değişik tür problem, kuru ciltten normal cilde kadar, poruslarin açilip veya
aknelerin tedavisi gerçekleştirilir. Yüzü korumak için bu zaruri ve faydali
güzellik yağlarini kullanirken göz, ağiz ve burun alanlarina reaksiyon vereceği
unutulmamalidir.

Bu yağlar, bilimsel olarak fizyolojik etkinin yaninda dimağa da etkili olmaktadir.
Daha güzel görünmek ve bunun yaninda daha iyi hissedebilmek için bu yağlarin
uygun kombinasyonunun yapilmasi zaruridir. 

Örneğin, kuru cilde sahip bir kişide gül ve lavanta yağlari asabi durumda olanlarda rahatlik hissi yarattiği gibi cilde fayda sağlayacaktir. Yahut yoğun bir günün yorgunluğu sardunya yağlari kullanilarak enerjik hale gelebilir ve daha güzel olursunuz.

Her ne kadar bu yağlar cilt tarafindan kozmetik ürünlerden daha etkin emilirse
de, bazi yağlar diğerlerine nazaran ince ve duyarli ciltler için daha etkendir. Bu
vücut derisinin tersine yüzün bütün gün güneş işiği, hava kirliliği ve iklim
şartlarina maruz kalmasindan dolayidir. Diğer yağlardan farkli olarak bu tür
rahatlatici, iyileştirici ve canliliği tekrar sağlayip cildi yenileyen yağlar tercih
edilir. 


Bitkisel aroma yağlarıyla vücuda sağlık, zihinsen ve ruhsal olarak enerjimizi dengeleyici terapi uygulama yöntemidir. Aromaterapide kullanılan yağlar, bitkilerin kök, çiçek, yaprak vb. bölümlerinden elde edilen saf uçucu yağlardır. Bitkilerin içinde bulunan uçuçu yağlarını terapi amaçlı kullanmaktır. 
Kelime aroma olmasına ve çoğunlukla 'kokuyla iyileştirme' veya 'iyi hissetme' anlaşılmasına rağmen aslında 'herbal terapi' uzantısı olan farklı bir tamamlayıcı tıp dalıdır. 
Uçucu yağlar cilt tarafından vücuda emilir, nefes yoluyla akciğere ulaşır. Genel olarak stresi gidermek, vücudu canlandırıp toksinlerden arındırmak, çeşitli vücut rahatsızlıklarını gidermek için kullanılır.

Kanser hastalarını yatıştırıyor.
Aromaterapi uzmanları aromatik uçucu yağların çeşitli metotlarla kullanılmasını önerir. 

Nefes yoluyla, buğu ve aromatik lamba vb. yöntemler, yastık ucuna birkaç damla sürme, aromaterapi masaj, mendil ile gün içinde koklama vb. yöntemler bulunur. En etkili yöntem fiziksel rahatsızlıklarda masaj, banyo suları veya hafifleterek vücuda sürme, zihinsel etki için sürekli o aromatik ortamda bulunmadır.

Aromatik yağların sakinleştirme, canlandırma, uyandırma, refleks başlatma, reaksiyon güçlendirme, gerginliği giderme, genel olarak iyi hissettirme, kronik yorgunluğu giderme, hafıza kaybını azaltma, sigarayı bırakma, ameliyat sonrası kusma ve yorgunluk halini giderme, nörolojik zayıflığı güçlendirme, doğuma yakın gerginliği azaltma, genel ağrıyı giderme etkisi vardır. 

İngiltere ve Amerika'da kanser hastalarını yatıştırıcı ve kendilerini iyi hissetmelerini sağlamak, mide bulantısı veya stresi gidermek için sigorta tarafından kabul edilen aromaterapi seansları doktor tarafından önerilir. 
Etkileri kanıtlanmamış olmasına rağmen HIV'li çocuk hastanelerinde veya terminal ölümcül rahatsızlıklarda, zihinsel sorunlar için hastanelerde aromaterapi seanslarıyla başarı elde edildiğini gösteren deneyimler vardır.

Aslında aromaterapi bir yaşam biçimi. Rahatsızlık döneminde, banyo sularında stres giderici, cildi güzelleştirici olarak kullanılabilir.

Özellikle fiziksel rahatsızlıklarda, örneğin mikrop öldürücü, ödem giderici iltihap azaltıcı, spazm çözücü etkilerinden dolayı baş ağrısını veya adale ağrısını dindirebilir, romatizmal ağrıyı azaltabilir, şiş el ve ayakları yumuşatabilir, aynı anda sedef veya egzamayı iyileştirebilirsiniz. 


Aile içinde huzursuzluğu gidermek için oturma odalarında yerleştirlilen yağ lambası 10 damla okaliptus yağı kullanılabilir. 

Nezle döneminde kaynatılmış soğutulmuş suyu bir spreyli şişe içine 15 damla okaliptus, 15 damla ıtır, 15 damla portakal yağı ekleyip havaya fısfıslarsanız evin içindeki mikrobu önleyerek nezle olma ihtimalinizi azaltırsınız. 

Yağların kullanım alanları


Evi canlandırma: Sedir, çam, kuşdili.


Uyku düzenleyici: Papatya, lavanta.


Romantik atmosfer: Itır, portakal.


Zihinsel yorgunluk giderici yağlar: Lavanta, İngiliz nanesi, kuşdili.


Stres ve üzüntüyü giderici yağlar: Bergamot, neroli, papatya, lavanta, sandalağacı

Duyguları dengeleyici yağlar

Bergamot: Ruhsal ve bedensel denge.


Yasemin: Arzularımızı dengeler.


Havuç yağı: Duru görüşü güçlendirir.


Kır papatyası: Kabullenme gücümüzü güçlendirir, içsel kavgayı sakinleştirir.

Misk adaçayı: Zihinsel açıklık verir, olayları olduğu gibi görmemizi güçlendirir. Renkli ve mutlu rüya görmeyi sağlar.


Kişniş: Cesaret ve kendine güveni artırır.


Zencefil: Duygusal ve bedensel denge.


Limon: Duyguları ferahlatır.


Ylang ylang: Afrodizyak etkisi sağlar


Itır: rahat uyutur


Zencefil: başarıyı artırır 


Yemyeşil Aktar Baharat 
Beylikdüzü / İSTANBUL 
Gsm: 05327757631 

www.yemyesilaktar.blogspot.com.tr 
www.facebook.com/yemyesilaktar/


25 Aralık 2016 Pazar

BÖBREK DOKTORU; Gilaburu....

·
BÖBREK DOKTORU GİLABURU.... BÖBREK TAŞI VE AĞRILARINA SON.....................
GİLABURU SUYUNUN FAYDALARI....


•Böbrek dostu (Gilaburu) suyu içeriğindeki asitler... nedeniyle antikanserojen, antimikrobiyal ve antioksidan özelliğe sahiptir. Antioksidanlar, vücutta serbest radikalleri bağlayarak, sağlığa zararlı birçok olumsuz etkiyi durdurmakta. Bu özelliği nedeniyle gilaburu suyu, yaşlanmayı geciktirici, mutasyonu engelleyici, kanseri durdurucu ve kolesterolü düşürücü etkiye sahiptir.

Gilaburu'nun kullanım alanları ve etkileri:
• Böbrek taşlarını eritebilir.
• Taş üremesini önler.
• Böbrek Tembelliği rahatsızlığına iyi gelir
• İdrar yolları iltihaplarını temizler.
• Ödemi atar, yüksek üreyi düşürür ve dengeler.
• Safra taşlarını eritebilir ve karaciğeri destekler.
• Prostat rahatsızlığına iyi gelebilir.
• Yatıştırıcı,adstingent(dokuları sıkılaştırır ve sağlamlaştırır)
• Kramplara ve kas gerginliklerine karşı olumlu etki oluşturur
• Sinir sistemini güçlendirici etkileri vardır.


- Gilaburu bitkisi, kanser önleyici bir antioksidan ve C vitamini deposudur. 

- Yaklaşık olarak portakaldan 10 kat daha fazla C vitamini içerir.

1 kür: (8-10 Lt.) Gilaburu 1 hafta 10 gün içerisinde 6 - 8 mm böbrek taşını eritebilir.


Taş 8 mm’ den büyük ise her 8 mm için bir kür düşünülmelidir. 
Gilaburu ayrıca böbrek tembelliğine ve bazı cins böbrek kistlerine de iyi gelebilir.

NOT: 
- Sertliğinden dolayı lazerin de kıramadığı kristalize cins böbrek taşını Gilaburu da eritmeyebilir. 
- Bu cins taş ile karşılaşma riskiniz % 1- 2 civarındadır.

DİKKAT !
• Gilaburu ilaç değildir.
* Kargo ile adrese teslim gönderebiliriz..


https://www.facebook.com/yemyesilaktar/


Yemyeşil Aktar Beylikdüzü
Fatih Sultan Mehmet Camii altı
Onur Hipermarket Pasajı
BEYLİKDÜZÜ/İSTANBUL


Tel    : 0 212 873 33 93
Gsm : 0 532 775 76 31

22 Aralık 2016 Perşembe


PH KAÇ OLMALI ?
İdrar pH değeri kaç olursa sağlıklı yada alkali oluruz ?

İdrar pH derecemiz 7,3 ve üstü olursak alkali sayılırız, eğer 7,3 - 6.8 aralığında olursa nötr sayılırız.
Ancak pH 0'la 14 aralığında bir değer.
Bu değerin ortası 7 nötr saf suyun derecesi ne alkali nede asidik. 7 nin altı asidik olmaya başlıyor, buda ortamdaki oksijen miktarının düşük olması demek.
Eğer bir insanın idrar pH değeri 5.5 altındaysa vücutta asidoz kanser başlamış demek'tir.
Bütün kanser hastalarının idrar pH değerleri yaklaşık 4,5 çıkıyor. İdrar pH değeri 2 - 2,5 olanlar var .
Artık asitleşmeden çürüyor.

Konuya dönersek eğer idrar pH değerinizi 7.3 ve üstü tutarsanız hiç bir zaman hastalığa yakalanmazsınız.
Sağlıklı aralık 7.3 - 8 yada 9 olabilir. 10 üstü pek olmaz ama olursada bişi olmaz. 11 e çıkarmak gereksiz ve sağlıksız. Ama 11 - 12 lere çıkarıp sağlıklı olduğunu söyleyen olursa da duymak isterim.

KAYNAK: Kemal MİLAR

YEMYEŞİL AKTAR
Beylikdüzü / İstanbul
Gsm: 05327757631
Tlf : 02128733393

https://yemyesilaktar.com
www.facebook.com/yemyesilaktar
www.yemyesilaktar.blogspot.com.tr

14 Aralık 2016 Çarşamba

MS HASTALIĞININ NEDENLERİNDEN BİRİSİ HEPATİT B AŞISI !!!



Fransız doktor Le Houezec'e göre ülkede 1992'den itibaren yapılan hepatit B aşısı, aynı zaman aralığında MS vakalarında yaşanan hızlı artışa yol açtı
Fransa'da son 20 yılda ani bir artış gösteren multipl skleroz (MS olarak bilinen beyin ve omuriliği tutan özbağışıklık hastalığı) hastalığıyla hepatit B aşısı kullanımı arasında ciddi bir bağlantı olduğu tespit edildi. Dünyaca ünlü bilim dergisi Springer'de konuyla ilgili bir makale kaleme alan Fransız uzman Dr. Dominique Le Houezec, 1990'lardan bu yana kitlesel olarak uygulanan hepatit B aşılarının, MS vakalarında görülen ani ve hızlı artışta birinci derecede etken olduğunu iddia etti.
22 YILLIK VERİLERİ TARADI 
Makalesinde, Dünya Sağlık Örgütü'nün tavsiyeleri doğrultusunda 1992'den itibaren Fransa'da hepatit B aşısı uygulandığını hatırlatan Dr. Dominique Le Houezec, 1994 ila 1997 arasında en az 20 milyon insanın aşılandığını belirtti. Aşının yapılmasından sonra MS vakalarında görülen artışa ilişkin verileri ayrıntılı şekilde inceleyen Dr. Le Houezec, MS hastalığı artışının rakamlarla da teyit edildiğini örneklerle gösterdi. 1993'te MS hastalığı vakasının 2 bin 500 dolayında olduğunu vurgulayan bilim adamı, 1996'dan itibaren yeni vaka sayısının 4 bin 500'e tırmandığını ve o seviyede sabit kaldığını açıkladı. Hepatit B ile MS hastalığı artışı arasındaki dikkat çekici bağlantı, ilk kez 1998'de Fransız basını tarafından ele alınmıştı. O tarihten bu yana birçok çalışmada atıf yapılan bu durum, Dr. Le Houezec'in makalesiyle bir kez daha ortaya konmuş oldu.
Lisanslı bir grip aşısında neden tavuk böbreği, insan ceni, maymun dokusu, fare beyni hücresi, flor, cin tuzu, sade vatandaşları olarak “bilimsel aydınlanma” hakkımızdır.
Aşıların... içinde neler yok ki?
Bu hayvan doku örnekleri bizim anladıklarımız, listede ismini bile duymadığımız düzinelerce kimyasal madde var, bütün bunların ne anlama geldiğinin araştırmasını ülkemizdeki Saglik Bakanindan bekliyoruz.
BU İKİ ÖNEMLİ TABLOYU KONTROL EDİNİZ
İLGİLİ AŞI HABERLERİ-1 

http://www.scribd.com/doc/49937006/Excipient-Table-1#scribd

KAYNAK: https://www.facebook.com/helaltuketim/photos/a.768011086559811.1073741826.197158923645033/1282319921795589/?type=3&theater