Çamlık Cad. No:1 Fatih Sultan Mehmet Camii Altı Onur market Avm Beylikdüzü/İstanbul

Fotoğrafım

 Firmamız 2008 yılında şu an bulunduğu yerde, İlgili Kamu Kurum ve Kuruluşlarından alınması gerekli tüm Lisans, Çalışma İzin Belgeleri ve Ruhsatları alarak hizmete girmiştir. 

 Bu 8 yıllık dönem içerisinde Ürün ve Hizmet kalitesinden ödün vermeden siz değerli müşterilerimize hizmet vermeye devam etmektedir.  

2 Mart 2017 Perşembe

CİLT LEKELERİNİZ İÇİN EV YAPIMI MASKE...

Cilt lekelerini azaltmanın doğal ve ev yapımı yolları.

Cilt lekelerini çıkarmayı vadeden geniş bir ürün yelpazesi var ve bazıları etkili olabilmesine rağmen, bu tür ürünlerin içindeki kimyasaların sağlığınız üzerinde ciddi hasarlara yol açabileceğini bilmek önemlidir. Bu nedenle, bu yazıda size yüzünüzdeki can sıkıcı lekelerle mücadelede yardımcı olacak, patatesten yapılan birçok yüz maskesinden ikisini göstereceğiz.

Yüzdeki lekeleri çıkarmak için ne gerekiyor?

1. Patates ve salatalık
Malzemeler
1 adet patates
1/2 adet salatalık
Hazırlanışı
Patates ve salatalığı bir blender içine koyun ve tamamen harmanlanana kadar karıştırın.
Nasıl kullanılır?
Karışımı yüzünüze nazik ve dairesel hareketlerle uygulayın. Yüzünüzde 25 dakika boyunca bekletin ve ardından bol su ile yıkayın.
2. Patates ve limon
Malzemeler
1 adet patates
1/2 adet limon
Hazırlanışı
Patatesi blender'da çırpın, ardından limon suyunu ekleyin ve hepsi iyice harmanlanana kadar karıştırın.
Nasıl kullanılır?
Karışımı yumuşak dairesel hareketlerle uygulayın. 20 dakika boyunca bekletin ve ardından yüzünüzü suyla yıkayın. 

Yemyeşil Aktar Baharat
Beylikdüzü / İstanbul

1 Mart 2017 Çarşamba

MEME KANSERİNİN EN YAYGIN 12 BELİRTİSİ....


Meme Kanserinde erken teşhis hayat kurtarıyor.. 

Uzmanlar erken teşhisle birlikte erken tedaviye başlamanın önemine değinirken Sık sık meme kontrolü yapılmasını öneriyorlar.

Yukarıda ki resimde Limonlar üzerinde gösterildiği gibi belirtiler aynı özellikleri göstermektedir.

Sağlıklı Günler..


Yemyeşil Aktar Baharat 
Beylikdüzü / İSTANBUL
GSM: 05327757631

24 Şubat 2017 Cuma

GIDA TERÖRİSTLERİNİN AKIL ALMAZ YÖNTEMLERİ... Mutlaka okuyun ve paylaşın !!!

Uğur Dündar’ın Yokluğunda Kendilerini Çok Geliştiren Gıda Teröristlerinin Akıl Almaz Yöntemleri

Her şey o kadar büyük bir hızla değişti ve kirlendi ki Afrika’dan muzun içinde ülkemize gelip çocukluğumuza damgasını vuran o malum böceği bile özler hale geldik!


Gündemi uzun süre meşgul etmesiyle artık hepimiz bu numaranın aşinası olduk. Pek çok sahte gıda gibi sahte balı da laboratuvar analizi olmadan anlamak mümkün değil. Ancak her adresi bulabileceğine inanan, evdeki her tadilatı usta çağırmaya gerek duymadan yapabileceğini sanan insanlarımızın, “Yahu kardeşim ben anlarım, nasıl anlaşılmazmış getir onu, getir” türünden özgüvenini fırsat bilen dolandırıcılar “Tabi güzel abicim, sahte olsa sen kesin anlarsın aslan abicim” diyerek aylarca dayadılar bize sahte balı. Sonunda bu illetten kurtulmuş olsak da, o dönem balın hasını üreten arılara çok ayıp oldu hakikaten.

At eti, gıda teröristlerinin olmazsa olmaz malzemeleri arasında ilk sıralarda yer alıyor. Durum o kadar vahim ki artık sadece kasaplar değil, kebapçı ve dönerci gibi işi et olan işletmeler de maliyetleri azaltmak için bu sahtekarlığa başvuruyor. Bu kadar olmaz derken tas kebabının içinden de at eti çıkması çıtayı epey yükseltti. Binip gitmeyi planladığımız o güzel atlara nasıl kıydınız pis herifler!

Çünkü bu peynir olması gerektiği gibi sütten değil, margarinden yapılıyor. Peki nasıl? Biraz kazein, bir bardak soya yağı, biraz soya proteini, değişik gam ürünleri, bir miktar karoten boya ve bir kaşık da margarinle sütsüz peynir hazırlamak mümkün ve anlamak için ya uzman olmak ya da laboratuvar analizi gerekiyor. Sütsüz peynirden sonra daha ne göreceğiz, tavuksuz yumurta mı?

Diye aldanmamak lazım. Zira gıda teröristleri boş durmayıp baharatlara da el atalı bir hayli oldu. Kırmızıbiberin içine kiremit tozu, karabiberin içine boya katıldığı uzmanlar tarafından sıklıkla söyleniyor. Hatta açıktaki baharatların hemen hepsine ot çöp karıştırmak adeta sıradan bir şey haline gelmiş durumda. Bütün bu hile hurda çıplak gözle anlaşılamayacağı için güvenilir markalardan alışveriş yapmaktan başka çare yok. Aksi takdirde yemeklerinizin inşaat harcından hallice karışımlara dönüşmesi işten bile değil.

Sıkça karşımıza çıkan sahtekarlıklardan birisi de piyasadan toplatılan bozulmuş tavukların çamaşır suyuyla yıkanarak beyazlatıldıktan sonra tekrar piyasaya sürülmesi. Ancak siz bu tavuklardan birisini yerken çamaşır suyunun tadını veya kokusunu almıyorsunuz, çünkü tavuklar daha sonra sirkeli suda bekletilerek çamaşır suyundan ve kokusundan arındırılıyor. El altından piyasaya sürülen ve kesinlikle tüketilmemesi gereken bu tavukların başına gelenler pişmiş arkadaşlarının başına gelmiyor ya.

Özenerek söylediğiniz o künefenin içindeki şeyin Antep fıstığı olmama ihtimali var. Bazı sahtekarlar Antep fıstığı yerine bezelye koyarken, bazıları da yer fıstığını yeşil boyayla karıştırmayı tercih ediyor. Dolandırıcının insaflısına denk gelip bezelye yersek şanslı sayılırız.

İnsan bu yöntemi keşfedenlerin o an ne düşündüklerini gerçekten çok merak ediyor. Bazı üzüm üreticileri, üzümleri kurutmaya tabi tutana kadar bozulmadan kalmalarını sağlamak için onları mazota buluyor. Piyasaya sürülmeden önce çeşitli işlemlerle mazot kokusundan arındırılan üzümlerdeki sahtekarlığı gerekli analizler olmadan anlamak ise mümkün değil. Yananı görür Allah demişler ama toplu halde duran üzümlerin yanına ateşle yaklaşmamakta fayda var.

%100 dana etinden olduğu söylenen pek çok işlenmiş et ürününün içinde tek tırnaklı hayvanlardan, kullanılması sakıncalı olan iç organlara kadar ne ararsanız var. Hayvanı uygun parçalar halinde değil de bütün olarak atsalar ancak bu kadar olur.

Biraz kekik ve nar ekşisiyle kahvaltılarda ekmek banarak tadına vardığımız o güzel lezzet de bu sahtekarlık furyasından nasibini alan ürünlerden. Maliyetleri düşürmek uğruna içine katılan pamuk yağı sakıncalı sonuçlara yol açabiliyor. Yani bir kahvaltı keyfimiz vardı onu da… Neyse bir şey demiyorum.

Sofralarımızın olmazsa olmazı ekmek de gıda teröristleri tarafından rehin alınmış durumda. Türk halkının yeme alışkanları göz önüne alınınca ekmekteki basit bir sahtekarlık bile korkunç sonuçlara yol açabilir. Daha beyaz bir görünüm elde etmek isteyen bazı üreticiler ekmeğin içine karbonat veya kireç karıştırıyor. Buğdayından başlamak suretiyle ekmeği de kendimiz yapmadan içimizin rahat etmeyeceği günler yakın gibi.

23 Şubat 2017 Perşembe

TİLYA ÇAYI (zayıflama çayı) Altın Otu+Ihlamur+Kuşburnu

Ayda 4-8 Kilo Verdiren Tilya Kürü Nedir? Nasıl Hazırlanır?


Siz de fazla kilolarınızdan şikayetçiyseniz ve sağlıklı bir vücuda kavuşmak istiyorsanız bu çay tam size göre! Tilya Kürü sayesinde 1 ay gibi kısa bir sürede dilediğiniz vücut ölçülerine kavuşabilir, yağ yakımınızı hızlandırabilirsiniz.

Fazlalıklarımız ister az ister çok olsun, bizi günlük hayatımızda rahatsız eder. Aşırı kilo problemleri ise önemli sağlık sorunlarını tetiklerken hayatlarımızı riske atar. Şimdilerde zayıflamak için binlerce yöntem olsa da kilo vermek, özellikle belli bir yaştan sonra düşündüğümüzden daha zordur. Bu dönem fizyolojik ve psikolojik bir mücadele gerektirir.
Bu dönemde geliştirilen hızlı yöntemler fazla kilolardan kurtulmak adına pek bir başarı getirmez. Nitekim aç kalarak hızlı kilo verebilirsiniz ancak bu kilolaları ileri zamanlarda fazlasıyla geri alırsınız. Bu nedenle sağlıklı kilo vermek istiyorsanız sabırlı olmalı ve doğal yöntemlere başvurmalısınız.
Kısa sürede kilo kaybettiren zayıflama haplarından ve kapsüllerinden kesinlikle uzak durulması gerektiğini belirten Prof. Dr. İbrahim Saraçoğlu, bu yolların kalıcı hasarlara hatta ölüme neden olabileceğini hatırlatarak bu şekildeki zayıflama ilaçlarının kas erittiğini de belirtiyor. Bu nedenle Saraçoğlu, sağlıklı kilo vermek için sağlıklı yağ yakımını sağlayan Tilya Kürünü öneriyor.
Prof. Dr. İbrahim Saraçoğlu ile gündeme gelen Tilya Kürü doğal içeriğiyle, vücudu yormadan kilo verdiren en yeni yöntemlerden biri. Tilya Kürü, doğal ve sağlıklı yollarla yağ yakmayı sağladığından aynı zamanda da kastan kilo vermenizi de engeller.
Bu kürün ana maddesi Tilya; yani halk arasında ıhlamur çiçeği olarak bilinen, yaz döneminde açan, sarı beyaz renklerdeki bir çiçektir. Yaprakları saplı, üst bölümü yeşil, ucu sivri, kenarları dişli, alt kısmı beyazımsı yeşil ve tüylüdür. İçeriğindeki bileşenler sayesinde yağ yakıcı özelliği bulunmaktadır. Yağ yakıcı özelliği sayesinde vücutta fazlalık olan yağların dışarı atılmasını sağlar. Aynı zamanda besin ve mineral değerleri sayesinde vücut için gerekli olan vitamin ve enerjiyi de karşılamış olur. Bu çayın etkisi oldukça kısa bir sürede kendini gösterir. Düzenli kullanım sonucu etkili sonuçlar ortaya çıkarır.
Çayın kullanımı ve hazırlanışı oldukça basit, bununla beraber günlük hayatta kullanıma da oldukça uygun. Etkili sonuçlar için düzenli olarak 1 ay boyunca kullanmanız önerilmekte. Kilo verme hızı ve metabolizma, kişiden kişiye değiştiği için farklı kullanım şekilleri sunulmakta. Bu çayı içerken başka herhangi bir şey yapmanıza gerek yok. Ancak sağlıklı bir diyet ve günlük egzersizlerle bu süreci destekleyebilirsiniz.
Tilya Kürü, emziren anneler için de uygun, fakat 6. ayı geçmiş olmaları önemlidir. Altı aydan sonra gönül rahatlığıyla bu çayı içebilirler ve doğumdan sonra hamilelik sırasında aldıkları fazla kilolarından kurtulabilirler. Doğal bir çay olduğundan herhangi bir yan etkisi görülmemektedir.
Tilya Kürü malzemeleri:
  • 10 gram ıhlamur
  • 10 gram kuşburnu
  • 5 gram altın otu
Tilya Kürü hazırlanışı:
Kaynamakta olan ortalama 750 gr su içerisine 10 gram kuşburnunu, 10 gram ıhlamuru ve 5 gram altın otunu ekleyerek yaklaşık olarak 8 ile 9 dakika arasında kaynatın. Biraz ılındıktan sonra tüketin.
Nasıl kullanılır?
Hazırladığınız Tilya Kürünü gün boyunca minimum 6 saat aralıklarla içmeye çalışın. Kürün yarısını içtikten sonra diğer yarısını içmek için minimum 6 saat bekleyin. Hazırladığınız Tilya çayını günün istediğiniz zamanında tüketebilirsiniz. Ancak metabolizmanızın daha aktif olduğu gündüz vakitlerinde tüketirseniz daha iyi sonuçlar alabilirsiniz. Kürün bir ay süresince kesintisiz olarak uygulanması gerekmektedir.
Tilya Kürü yardımıyla ayda kaç kilo verilir?
Kilo vermek bünyeden bünyeye farklılık göstermektedir. Ancak Tilya Kürü metabolizmanıza göre normal bünyelerde ayda 3-4 kilo, daha kilolu bünyelerde ise 7-8 kilo zayıflamanıza yardıcı olacaktır.



17 Şubat 2017 Cuma

KANSERİN ÇARESİ; PAÇA ÇORBASI VE YOĞURT....




‘Kanserin çaresi paça çorbası ve evde yapılan yoğurt’

Onkoloji uzmanı Dr. Yavuz Dizdar, kanserin DNA ya da hücreyle değil bağ dokuyla alakalı olduğunu iddia ediyor. Kemoterapiye karşı çıkan Dr. Dizdar, hastalığın tedavisi için ev yapımı yoğurt yenmesini, paça çorbası içilmesini tavsiye ediyor.
Çapa Tıp Fakültesi’nden onkoloji/farmakoloji uzmanı Yrd. Doç. Dr. Yavuz Dizdar, kanserin sebebinin DNA veya hücrelerde değil, hepsinin içinde yaşadığı bağ dokusunda aranması gerektiğini söylüyor. Dizdar, karar.com’dan Ürün Dirier’in haberine göre hastalara en güçlü toksin temizleyicisi olarak ev yoğurdunu, en güçlü doku yenileyici olarak da paça çorbasını tavsiye ediyor.
Kanserin asıl sebebi nedir sizce? Bu konuda çok tartışmalı iddilarınız var…
Kanserin çoğunlukla düşünüldüğü gibi DNA hasarı veya hücresel bir sorun olduğunu düşünmüyorum. Sorun bağ dokuda. Eğer siz bağ dokusunu bozarsanız hasta artrit de olabilir, diyabet de, kanser de, kalp hastası da… Zaten sadece kanserde değil tüm hastalıklarda genel bir artış söz konusu. Demek ki geniş bir popülasyonu etkileyen bir etken var.
Nedir bu etken?
Bunun en önemli etkeni bana göre ilaç endüstrisinin tamamıyla gıda endüstrisinin içine girmiş olmasıdır. Bozulmayan sütler, yumurtalar, ekşimeyen yoğurtlar, aylarca saklanabilen katkı maddeli yiyecekler, antibiyotikle 40 günde büyütülmüş piliçler… ABD’de kanser 1950’lerde sorun olmaya başlıyor. Çünkü ilaçla çok hızlı büyütülen piliç endüstrisi 40’lardan sonra pazara hakim oluyor. Piliç diyorum tavuk demiyorum. Çünkü bu yediklerimiz tavuk değil, başka bir canlı. Bağ dokusu bozulmuş hasta bir canlı.
Kimyasallar tıpkı piliçte olduğu gibi bizimde mi bağ dokumuzu bozuyor?
Evet aynen öyle. Siz bağ dokusunu bozduğunuzda, onun içinde yaşayan kemik iliği ve karaciğer hücresi gibi hücreleri de etkiliyorsunuz. Eğer bu doku onarılabilirse kanser dahil pek çok hastalık da kendiliğinden iyileşecektir. Yani benim düşünceme göre sorun hücre veya DNA’da değil kalıpta. Beslenmedeki aşırı farklılaşma nedeniyle, hammaddeye bağlı olan bağ doku yapı değiştiriyor. Bunun sonucunda 20 yaşındaki bir kız bile meme kanserine yakalanabiliyor. Mesela yeni nesilde boy uzun, kemikler iri diye bunun iyi beslenmeyle alakalı olduğunu söylüyorlar. Oysa formun değişmesinin sağlıkla hiçbir ilgisi yoktur. Bu form değişiminin sonuçlarını ileriki yıllarda göreceğiz.

KEMOTERAPİ YERİNE…
Kemoterapi hakkında şüpheli olduğunuzu biliyoruz. Kemoterapiye bakışınız nedir?
Biz şu an tıbbın boşluk ve tanımsızlık dönemindeyiz. Eğer kanserli bir hastaya tedavi uygulanmazsa ne olacağını bile bilmiyoruz. bu hastalara kemoterapi yaparak iyilik mi kötülük mü yapıyoruz belli değil. Bence hastanın beslenme koşullarını düzeltip kontrol etmek daha faydalı olabilir. Kemoterapi belli bir yerden sonra faydadan çok zarar getiriyor. Kemoterapi bağ dokusunu oluşturan kolajeni yıkıyor. 4 kür, 6 kür kemoterapi demek sürekli olarak hastayı kaynaklardan mahrum bırakmak demek. Bu kolajen yapının yerine konulması şart. Aksi halde bir süre sonra enfeksiyonlar başlıyor. Hastaların büyük kısmı zaten kanserin kendisinden değil, kemoterapinin yan etkisinden ölüyor.
PAÇA ÇORBASI YARARLI
Hastalara ne tavsiye ediyorsunuz?
Bir kanser hastası paça çorbası içmeli. Kolajen tüm hayvanların iskelet sisteminde yoğun olarak bulunur. Ama paçada özellikle fazlaca bulunur. Kolajen moleküllerinin bağlanmasında da C vitamini aktiftir. O yüzden hastalara tavuk suyuna limonlu çorba içirilirdi. Ama bugün gerçek tavuk kalmadığı için tavuk suyunda kolajen de yok. O sebeple paça tavsiye ediyorum. Kolajen tüm dokuları baştan sona yeniler.
YOĞURDU EVDE YAPIN
Kimyasallardan vücudumuzu temizlemek için ne önerirsiniz?
Vücut toksik madeleri bir yere kadar tolere eder ama güvenlik sınırı olarak ısrarla söylüyorum ki yoğurt gerçek olmak zorunda. Vücudu kimyasallardan temizleyecek en önemli unsur yoğurttur. Mutlaka hastaların ev yoğurdu yaparak yemeleri gerekiyor. Çünkü markette satılanlar gerçek yoğurt değil. Sütün de gerçek olması gerek. UHT süt, işlem görmüş süt gerçek süt değildir. İçinde yaşam yoktur. İki proteini birbirine bağlayan sülfür molekülünün en güçlü kaynağı süttür. 
Kaynak;karar.com/ Ürün Dirier 


16 Şubat 2017 Perşembe

BUNLARI BİLİYOR MUYDUNUZ?


Balık yanında yoğurt yenmeyeceğini hepimiz duymuşuzdur; Peki gerçekte nedir bunun doğrusu? Bilinenin aksine balık, taze olarak tüketilecekse yanında yoğurt yemenin bir sakıncası yoktur. Zehirleyen şey; balıklarda bulunabilen histamin proteini. Yoğurtta da bulunan bu madde bayat balıkla birlikte yendiğinde vücutta artıyor ve alerjik bünyelerde kaşıntı, kusma gibi reaksiyonlara neden olabiliyor.
Balıklarla ilgili yanlış bilinen bir gerçek daha; balıkların hafızasının saniyelerle sınırlı olduğudur. Oysa Japon balığı en az üç aylık bir hafızaya sahiptir.
Coca cola gerçeği de yanlış bilinenler arasında; Dünya üzerinde en çok tüketilen gazlı içecek olan kolada alkol bulunmaz.

Sivrisinek Vızıltısı;Gece uykularınızı kaçıran ve o hiç sevmediğiniz sivrisinek vızıltısının sineklerin ağzından çıkan bir ses olduğunu zannediyor olabilirsiniz. 
Oysa bu ses, sivrisineklerin saniyede 500 kez kanat çırpmasından meydana gelmektedir.
Kelebeklerin ömrü bir gün değildir; Bazı ergin kelebeklerin ömrü 1-2 aya kadar uzayabilir.
En yüksek C Vitamini Portakaldadır; Soğuk algınlığı rahatsızlıklarında vücudumuzun en çok ihtiyacı olan vitamin C vitaminidir ve en yüksek C vitamininin portakalda olduğunu düşünürüz. Peki soğanda portakaldan çok daha fazla C vitamini bulunduğunu söylesek?
Karıncaların Çift Midesi vardır ama Neden; Bir çekirdek kabuğunu sırtlanmış giden karıncaların kendileri kadar anatomilerinin de paylaşımcı olduğunu biliyor muydunuz? Karıncalarda pek çok canlı gibi 1 tane mide bulunduğunu düşünürüz ancak insanlarla benzer bir toplumsal yaşam kurma özelliğine sahip olan karıncalarda 2 adet mide bulunur. Birinde kendi yiyeceğini, diğerinde öteki karıncalarla paylaşacağı yiyecekleri biriktirir. 

Domatese Sebze deriz;  Bu bilgi Yanlıştır. Beslenme konusunda da kimi yanılgılarımız var. Sebze sandığımız bazı besinler meyve, meyve olduklarını düşündüklerimiz de aslında sebze olabiliyor. Domates de bunlardan biri. Yemeğin içine katabiliyor olmamızdan dolayı sebze olduğu düşünülen domates, bitki bilimine göre meyvedir. Çünkü meyveler, içinde etli veya kuru çekirdek olarak adlandırılan tohumları bulunan yiyeceklerdir.
En güçlü Kasımız Dilimizdir; Ne göğüs ne de karın kası, insan vücudundaki en güçlü kas dildir.
Kallbimiz her hapşırdığımızda durur; Yaşadığımız sürece hiç durmadan çalıştığını düşündüğümüz kalbimiz aslında hapşırdığımız zaman bu refleks ile birlikte durur. Hayatımız boyunca her hapşırdığımızda kalbimiz o anlık durur ama bu bizim hayatımızı sonlandırmaz ve yaşamaya devam ederiz.
Bazen de okuduğumuz bir haber bizi uyandırır ve artık doğru bilgiler hafızamıza yenilerini eklemişizdir. 
KAYNAK; www.mynet.com 


15 Şubat 2017 Çarşamba

BEL VE BASEN BÖLGESİ ERİTEN KOLAY DİYET ....



Günümüzde hazır gıdaların yoğun tüketimi ile birlikte bölgesel yağlanma tüm hanımların öncelikli sorunu olmaya başladı. 

Bu nedenle Yemyeşil Aktar Baharat olarak, sizlerle bu diyeti paylaşmak istedim.


Sınırsızca büyüme özelliğine sahip yağ hücrelerine dur diyoruz! 

Savaşımızı başlattık, bu sefer kazanan biz olacağız! 

Yapmanız gereken şey, bu doğal kürü uygulayıp sabretmek...


basen-eritme-hareketleri_646x340
• Basen bölgesi yağlanması genellikle genetik olarak vücuttaki yağ hücrelerinin o bölgede daha fazla bulunması ile oluşur. 
• Yağ hücreleri sınırsız büyüyebilme özelliğine sahiptir. Basen bölgesi yağları karın yağlarına göre daha zor yağlardan oluşur ve kilo verirken çok sabırlı olmak gerekir. 
• Hareketsizlik ve yanlış beslenme sonucu vücudun alt tarafında toplanan yağlardan kurtulmak için çok özel bir diyete ihtiyaç var.
karbonhidrat-ve-protein
• Özelikle protein içeren besinler tüketilmelidir. 
• Tavuk, balık, peynir ve yoğurt gibi besinler daha sık tüketilmelidir. 
• Her gün mutlaka 1 saat yürüyüş ve koşu yapın. Yani 4 dakika koşu 4 dakika yürüyüş şeklinde spor yapın. 
• Çok yağ içeren cips ve çikolata gibi abur cubur besinlerden uzak durmalılar. 
• Salata ve sebze yemeklerini beslenme planlarına daha sık eklemeliler. 
• Günde en az 2 litre su içilmelidir. 
• Taze zencefil çayı kaynatılarak her gün 1 fincan tüketilebilir.
pazili-corek-otlu-cacik-611
• 50 gr yağsız lor peyniri 
• 2 fındık büyüklüğü rendelenmiş taze zencefil 
• 1/2 adet kırmızı tatlı biber 
• 1 tatlı kaşığı zeytinyağı 
• 1 çay kaşığı çörek otu
Hazırlanışı:
Malzemeleri bir tabağa sırayla ekleyin ve karıştırın. 1 hafta boyunca akşam yemekleri yerine, yanında yeşil salata ile tüketebilirsiniz.
• 1 lt sıcak su 
• 1 fındık kadar taze rendelenmiş zencefil 
• 5-6 adet karanfil 
• 2 dilim limon 
• 2 çubuk tarçın 
Gün içinde öğleden sonra ve ara öğünü olarak her gün tüketilebilir 
Kaynak: Mynet Yemek

  Beylikdüzü / İstanbul